(YAKUP BONCUK) 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır’da menfur bir saldırı meydana gelir. Eli kanlı terör örgütü mensupları dönemin Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polisimizi şehit ederler. Okkan, ile 5 polis memuru vatan için millet için 24 saat görev yaparken, ülkemizi, bayrağımızı, canımızı, malımızı korumaya çalışırken hain bir pusuya düşerler.
Saldırıya
uğrayan emniyet mensupları içinde; şehit
olan vatan evlatları arasında Tarsuslu
polis memuru Sabri Kün’de vardır.
Bir anda
ülke genelinde 6 ocağa ateş düşmüştür.
Olay
ülke genelinde büyük tepkilere neden olur, kınamalar, açıklamalar, basın
bildirileri birbiri ardına sıralanır.
Ancak
giden geri gelmiyor ki, bu 6 şehidimizde aramızdan dualarla ayrılır, kara
toprağın bağrına konulurlar.
Her ne
kadar bu tür şehit haberleri olağan hale gelse de bu gibi acılar unutulmuyor.
Şahsen
vatan için canını veren, şehit düşen her asker, her polis, her öğretmen veya
her devlet memuru, her vatandaş benim içimi acıtır.
Elimden
gelen ise tüm şehitlerimizi ölüm yıldönümlerinde anmak, onların ardından Fatiha
göndermektir. Hatta dualarımızı sıralarken isim isim zikretmesek de “Atatürk ve
silah arkadaşlarının, aziz vatan uğruna canını veren şehitlerimizin, gazi olup
sonradan ahirete irtihal eden kardeşlerimizin ruhuna el Fatiha “ sözcüğü benim
dilimden düşmez.
xx
Kurtuluş
savaşından sonra şehit düşen hemşehrilerimizin sayısı 80 cıvarında..
Bunlar
içinde askeri var, polisi var, öğretmeni var. Hepsini devlet erkanı sırası geldikte anıyor. Hatta
isimleri okullara verilen şehitlerimizi öğretmenler, öğrenciler gelip
şehitlikte kabirlerine çiçekler koyup dualar ederek anıyorlar. Yani vatan için
canını veren aziz şehitlerimiz unutulmuyor, unutmuyoruz.
Şimdi
yeni bir yıla girdik, yeni bir yılın ilk ayının ortalarını geçtik.
Geldi 24
Ocak..
Bu yıl
şehidimiz Sabri Kün’ün toprağa verilişinin 25. yıldönümü..
Yani
çeyrek asır..
Kün
ailesi, şehidinin adını onurla gururla anarken,
eşi de, oğlu da, kızı da alnı ak başı dik.. Babalarının eriştiği
şehitlik ünvanını gururla kalplerinin üzerinde taşıyorlar.
Ve bu 24 Ocak tarihinde de yine Tarsuslu polis
memuru Sabri Kün ile 2001 yılında aynı hain saldırı sırasında kaybettiğimiz Emniyet müdürü Gaffar Okkan’ı, diğer polis memuru
kardeşlerimizi dualarla andık.
Ruhları
şad, mekanları cennet olsun.
xx
VE UĞUR
MUMCU DA
BİR 24
OCAK’TA ARAMIZDAN AYRILDI
Yine bir
başka 24 Ocak tarihinde hain bir saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci
yazar Uğur Mumcu da, önceki gün ülkemizin birçok kentinde olduğu gibi,
şehrimizde de anıldı.
Korkusuz
ve onurlu kalemi ile Türkiye’nin tam bağımsız, demokratik ve özgür bir ülke
olması için mücadele eden Uğur Mumcu’nun
hunharca katledilmesi asla unutulmaz ve
kabul edilemez bir insanlık ayıbı olarak durmaktadır. Aradan 30 yıldan fazla bir zaman geçmiş
olmasına rağmen unutulmayan Uğur Mumcu yazdığı yazılar ve kitaplar ile Türk
halkına önemli bir bilgi ışığı sağlamıştır.
Demokrasiden,
özgürlükten şaşmayan,tüm baskılara rağmen yazılarına devam eden Uğur
Mumcu’nun söylediklerinin ne kadar
önemli olduğu, bugün bile daha iyi anlaşılıyor.
Kanla,
karanlıkla beslenen hainler; akılla yapamadıklarını sinsi planlarla ve kalleşçe
gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar ne kadar bombalar
patlatırlarsa patlatsınlar Uğur Mumcu ve onun gibi aydın yazar ve gazetecilerin
aydınlık yolunu kapatamayacaklar.
xx
Son Söz:
Ne
demişti, Uğur Mumcu:
“Bir gün
mezarımızda güller açacak..
Ey
halkım unutma bizi..
Bir gün
sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak.
Ey
halkın unutma bizi..
Bizde bu
ülkenin aydınlarını, kalleşçe öldürülen değerlerini ve şehitlerini unutmadık,
unutmayacağız.

0 Yorumlar